JARUSSELAM… SELAM DİYARI… KUDÜS
KUDÜS’ÜN TARİHİ ÇOK ESKİLERE UZANIYOR. BELKİ DE BU YÜZDEN ORADAKİ HER TAŞIN BİR HİKAYESİ VAR. 3 DİNİN VAZGEÇİLMEZİ OLAN KUDÜS, HÜNNAP AĞACINA BENZETİLİR. SİVRİ DİKENLERE SAHİP OLAN HÜNNAP AĞACININ LEZZETLİ MEYVELERİNE ULAŞMAYI BİLMEK HÜNER İSTER. KUDÜS GÜZELDİR, MUKADDESTİR. KUDÜS’ÜN LEZZETİNE, HAZZINA VARMAK İÇİN KUDÜS’ÜN KUTSALLARINI İYİ BİLMEK GEREKİR…

JARUSSELAM… SELAM DİYARI… KUDÜS

Kudüs’ü önemli kılan hem dini hem coğrafi özellikleridir. Mısır ve Mezopotamya medeniyetleri arasında sürekli el değiştiren bu şehir adeta bir sınır karakolu gibiydi. Ürdün ve Arabistan yolunun kontrol merkeziydi. Coğrafi cazibesi de göz önüne alınacak olursa, deprem, yangın ve savaşlardaki yıkımlara rağmen Arap Yarımadası’nın en çok göç alan şehri olmuştu. Kudüs sokaklarında gezerken kah 2 bin yıllık taşa, kah yepyeni bir kaldırım taşına basmanız işten bile değildir. Yahudi ve Hristiyan kaynaklarına göre Hz. Adem yaratılırken, çamuru ve toprağı Kudüs’ten ödünç olarak alınmış. Hz. Adem, ödünç alınan toprağı iade etmek için Mekke’den gelip, Kudüs’te vefat etmiştir. Nuh Tufanı’ndan sonra Hz. Nuh ve ona iman edenlerin bindiği gemi, Cudi Dağı’na oturmuş, haber getirmesi için gemiden gönderilen güvercin Zeytin Dağı’na gelmiş ve buradan aldığı zeytin dalını gemiye götürmüştür. Kudüs’ü asıl önemli kılan şey Mısır’da aradığı huzuru bulamayan Hz.İbrahim’in bu şehre göç etmesidir. Hz. İbrahim M.Ö. 1650 yıllarında Kudüs’e geldiğinde bu topraklara Hyksuslar (Hiksos) hakimdi. Kendine varis olacak evlat müjdesini Kudüs’te alan Hz. İbrahim, ömrünün son anlarını da bu topraklarda tamamlamıştı. Hz. İbrahim’in huzur bulduğu Kudüs, o dönemde Hiksosların egemenliğindeydi.

Daikin Türkiye
Web Tasarım IDS