OSMANLI’DA BAYRAM KÜLTÜRÜ
RAMAZAN VE KURBAN BAYRAMLARI, OSMANLI DEVLET VE TOPLUM KÜLTÜRÜNÜN EN CİDDİ RESMİ TÖREN VE KUTLAMALARININ BAŞINDA GELİYORDU. BU KUTLAMALARA DİN, MEZHEP VE IRK AYRIMI YAPILMAKSIZIN, OSMANLI DEVLETİ’NE BAĞLI YAŞAYAN BÜTÜN MİLLETLER KATILIR VE COŞKUYU BERABERCE YAŞARLARDI. DİNİ RİTÜELLERİN DIŞINDA, TOPLUMUN BÜTÜN KESİMLERİ AYNI SEVİNCİ PAYLAŞMAYA ÇALIŞIRDI. TOPLUM VE DEVLET KAYNAŞMASININ TEMEL DİNAMİKLERİNDEN BİRİSİ DE BAYRAM TÖRENLERİYDİ.

OSMANLI’DA BAYRAM KÜLTÜRÜ

Osmanlı, bir protokol devletidir. Her şey resmi törene tabi olduğu gibi, dini bayramlarda da protokole çok dikkat edilirdi. Bayram kutlamaları, kanunnamelerle (yasalarla) resmi çerçeve içine alınmıştı. Törenler başından sonuna kadar, kalem kalem tespit edilir ve hiyerarşiye dikkat edilerek uygulanırdı. Osmanlı’da bayram töreni ile ilgili ilk resmi düzenleme Fatih Sultan Mehmed tarafından yapılmıştır. İstanbul’un fethinden sonra yapılan Topkapı Sarayı’nda çıkarılan ilk kanunlardan birisi bayram törenleridir. Bayram törenlerini “Teşrifat Kalemi”, bugünkü adıyla Protokol Müdürlüğü tespit ederdi. Sarayda bayram kutlamaları Arife günü, Arife Divanı’nda başlardı. Arife günü öğle namazından sonra, divan çavuşları tören kıyafetiyle divanhanenin (Kubbealtı) önünde, hemen onların arkasında ‘has ahır’ seyisleri saf tutarlardı. Padişahın özenle süslenmiş atı hazır bekletilirdi. İkindi namazından sonra mehter çalmaya başlardı. Padişah, Arz Odası önüne Arife Tahtı’nda oturur, dualar okunurdu. Ardından padişah, birun (Saray dışındaki devlet erkanı) ve enderun görevlileri ile ocak ağalarının kutlamalarını kabul eder, onlara bayram armağanları verirdi. Daha sonra atına binen padişah, Hasbahçe’yi gezer, köşkün birinde dinlenirken, içoğlanların aralarında yaptığı, güreş, ip çekme gibi spor yarışmalarını izlerdi.

Daikin Türkiye
Web Tasarım IDS